Distopya Nedir?




Gelecekte olabilecek olumsuz toplumları tanımlamak için kullanılan ‘distopya’ kelimesinin kökeni eski Yunancaya dayanır. Anti – ütopya diye de adlandırabileceğimiz distopyayı oluşturan ‘dis’ ve ‘topya’ hecelerinin kökü eski yunancada ‘kötü’ ve ‘yer’ olarak yer alır.


Distopik toplumlar zulüm, terör, fakirlik, sefalet veya çok ilerlemiş teknolojinin topluma olumsuz yansımasının olduğu kurgusal toplumlardır. Bu toplumlarda ağırlıkla baskıcı, otoriter/ totaliter bir devlet sistemleri vardır. Bu kurgularda toplum çoğunlukla aşırı nüfus ile birlikte kişisel veya genel tüm özgürlüklerin kısıtlaması veya kontrol altındadır. Konuşma, düşünme, yazma veya cinsel özgürlükler gibi hakları kontrol eden yasalar vardır ve toplumdaki herkes gözetim altında yaşar. Bu yaşam sonucunda yani kişisel özgürlüklerini kaybetmiş kişiler dayanılmaz yaşam koşulları altında hayatta kalma mücadelesi verirler. Sınıf, din, kişilik, cinsellik, mahremiyet vb. her türlü konuda baskı ve kontrol vardır.

Distopik kurgu dünyalar, genellikle geçmiş zamanda yaşanan bir savaş, felaket veya devrim sonrası bu durumların üzerine kurulmuşlardır. İnsanlık çöküşüne doğru sürüklenir, yıkıma doğru gider. Yaşam ve doğa sömürülür veya yok edilen bir gelecek tasvir edilir.

Distopik kurgularda çeşitli kurgu unsurlar yer alır. Kısaca göz atarsak;

Ekolojik distopyalarda, insanlık doğa ile kısmen veya tamamen ilişkisini koparmıştır. Doğaya yabancılaşmıştır ve doğal çevrenin tamamen yok olmasına doğru giden durumlar anlatılır.

Ekonomik distopyalarda; bir yâ da birden fazla büyük şirketler toplumu ele geçirmişlerdir. Toplumu manipüle eden propaganda, reklamlar kullanırlar ve her şeye nüfus etmişlerdir. Tüm kaynaklar ve insan yaşamı da dâhil olmak üzere her şey onların sıkı kontrolü altındadır.

Siyasi distopyaların kökeninde otoriter / totaliter bir devler sistemi vardır. Bu tek ulus veya küresel bir hükümet şeklinde olabilir. Toplumdaki her şey devlet güçleri tarafından kontrol edilir, kişisel özgülük yoktur (ki bu zaten bir mittir), hiç bir şeye güven yoktur ki zaten insan hakları da yoktur. İnsan yaşamı da dahil her kaynak devletin / hükümetin kontrolü altındadır.

Spiritül distopyalarda, insanlığın inşa ettiği her şeyi yok eden değişik şekil veya boyutta bir fikir kurgusu vardır. Dünyayı tehlikeli bir ideoloji ve ya din yönetir veya tehdit eder.

Bilim ve teknoloji distopyalarında ise toplumu çöküşe götüren unsur teknolojidir. Yapay zekâ, insanları öldüren robotlar, insan hayatının en basit eylemlerinde bile kullanılan teknolojiye aşırı bağlılık şeklinde tasvir edilir.
Virüs veya genetik yapı ile oynanmış toplumlarda distopik kurgu unsurları arasında yer alır.

Yukarıda anlatılan distopik unsurlar tek başına kurgulana bildiği gibi farklı iki veya daha fazla unsurların bir arada getirilerek kurgulanması şeklinde (teknoloji unsuru ile siyasi unsur vb) farklı ve uç noktalarda distopyalar yaratılabilir.

Örnek vermek gerekirse; 1984 (George Orwell), Fahrenheit 451 (Ray Bradbury) ve Cesur Yeni Dünya (Aldous Huxley) kitapları distopik kurgu edebiyatının temel yapı taşlarındandır.

Kaynak:Bilgiustam.com

0 yorum: