Üstün Zekalılar,Çocuğunun Üstün Zekalı Olduğunu Nasıl Anlarsın?



Bugün de bu konuya değinelim dedik.Yeni birşey daha öğrenirken bunu paylaşma gereği duydum.Üstün zekalı çocukları duymuştum ama ülkemizde okulları olduğunu bilmiyordum.Bir abi ile muhabbet ederken bunu da öğrenmiş oldum.Oğlu üstün zekalılar okulunda okuyormuş.Üstün zekalı deyince insan bir an duraksıyor"Nasıl Yaani'' Abartılacak birşey arkadaşlar onlar da bizler gibi insan nihayetinde sadece normal insanlardan biraz daha zekiler diyelim:)Belki çok daha fazla,dereceleri var tabi.


Bugün bir çok aile bu soruyu sormakta: Çocuğum üstün zekâlı mı? Üstün zekalılar nasıl anlaşılır? Üstün zekâlıların özellikleri nelerdir?

Bunu anlamak için çocuğunuzu iyi gözlemlemelisiniz. Her anne baba çocuğunu dikkatle inceleyip ondaki farklılıkları yakalamak ister. Bunun temelinde kendi için özel olan çocuğunun herkes için de özel olması arzusu yatar. Ama bu, bazı çocukların diğerlerinden özel olmadığı anlamına gelmez. Bazı çocuklar gerçekten diğerlerinden daha farklı olabiliyor. Bazılarını da biz farklı sanıyoruz, çünkü çocukların neler yapabileceğini bilemiyoruz.

Çocuğunuzun Tepkilerini Takip Edin

Üstün zekâlılar İki-dört yaş arasındaki tepkileri

* Artistik becerilerini ya da sayılarla arasını takip edin. Gerektiğinden daha fazla realist resimler çiziyor ya da basit matematik işlemlerini kafasında yapabiliyorsa çocuğunuzun biraz farklı olduğunu düşünebilirsiniz.

* Konuşma ve yabancı dil konusunda hızlı bir gelişim kaydedebilir. Kelime haznesi çok çabuk genişler.

* Gerçi üç yaş, çocukların çok soru sormaya başladığı bir dönemdir ama özel çocukların soruları asla bitmez.

* Hiperaktif değil, ama son derece hareketli çocuklardır. Aradaki fark da şurada: Hiperaktif olan çocuklar çok hareketlidir ama konsantrasyon zorluğu çeker. Ama bu çocuklar çok hareketli olsalar bile uzun süreli dikkat bütünlüğü sağlayabilir.

* Geniş, karışık ama çarpıcı hayal güçleri vardır. Ve bu özellikleri sayesinde çevrelerinde kendileri gibi çocukları bulur, onlarla diğerlerine nazaran daha yakın olurlar.

* Kitap, televizyon ya da filmlerden öğrendikleri bilgileri unutmazlar, aksine her zaman hatırlar ve bu bilgileri kullanırlar. Hatta siz, üstün zekalı çocuğunuzun bu bilgiyi nereden, nasıl edindiğini bilmezsiniz bile.

Üstün Zekâlı Çocukların Belirtileri

Üstün zekalılar ve üstün yetenekliler belirtileri şöyle sıralanabilir:

Mükemmel uzun süreli bellek, geniş sözcük dağarcığı, okuduğunu anlama başarısı, matematiksel akıl yürütme başarısı, tartışmalarda gelişmiş sözel beceriler sergileme, bilgisayar kullanmada beceriklilik, daha güç işlerde daha başarılı olma, karmaşıklığı çözebilme, aşırı yaratıcılık ve yüksek hayal gücü, sonuca iyi ulaşabilme, keskin gözlemci olma, çok ilginç fikirlere sahip olma, aşırı merak, çok soru sorma, yüksek düzeyde enerjik, espri anlayışı; sanat, bilim, geometri, mekanik, teknoloji ya da müzikte başarı.

Üstün Zekalılar Testi 3 Yaşından İtibaren Yapılabilir

Son yıllarda birçok anne – baba, çocuklarının üstün zekalı ve üstün yetenekli olup olmadığını anlamak için onları testlere tabi tutmaya başladı. Doktorlar öncelikle bu testlerin sadece ‘özel çocuk keşfi’ amacıyla yapılmadığını ailelere açıklamaya çalışıyor. Bu testler belli yaşlarda yapılarak ve belli dönemlerde tekrarlanarak çocuğun gelişimi takip edilebiliyor. Daha yetenekli olduğu alanlar tespit edilip, onları daha iyi değerlendirmesi amaçlanıyor.

Uzmanlar üç yaşından itibaren çocuklara zeka testinin yapılabileceğini söylüyor. Ancak elde edilen sonuçların kesinliği yok. Daha doğru sonuçlar elde etmek için beş yaşın beklenmesi gerektiği belirtiliyor.

Kahin Baba Vanga Kimdir?



Gerçek adı Vangeliya Pandava olan Baba Vanga 31 Ocak 1911'de Bugünkü Macaristan topraklarında bulunan Strumitza kentinde dünyaya gelmiştir.Bir çok kehaneti tutan Vanga ninenin yüzyıllar sonrası için bile kehanetleri var ve ilginçtir ki bu kehanetlerin çoğu zamanı geldiğinde tutmaktadır.

Yaşam hikayesi de bir hayli ilginç olan Baba Vanga günümüzde bile en büyük kahinler arasında gösterilmektedir yıllar önce ölmesine rağmen.Premature bir bebek olarak dünyaya gözlerini açan Vanga,öleceği düşünüldüğünden dolayı doğduğunda adı konulamamıştır ancak Vanga hayata tutunmuş ve ismini almıştır.

16 yaşına geldiğinde Vanga çok talihsiz bir olay yaşar.Bir yıldırım çarpması sonucu Vanga gözlerini kaybetmiştir.Bazı kesimler ise kum kaçması sonucu  gözlerini kaybettiğini belirtmekte.Ancak bu olaydan sonra Vanga'nın hayatında birtakım şeyler değişmiştir.Bir tür yetenek kazanan Vanga ceşitli kehanetlerde bulunur ve bu kehanetler gerçekleşince Dünya çapında bir üne kavuşur.Kehanetleri yıl olmuş 2017 hala tutmakta;)

Baba Vanga, Bulgaristan'da 1989 yılında devrilen eski komünist diktatör Todor Jivkov dahil çok sayıda devlet adamını kehanetleri ile etkiledi. İkinci dünya savaşı sırasında Nazi lideri Adolf Hitler tarafından bizzat ziyaret edilen, Rus gizli servisi KGB'nin bile tavsiyeler aldığı Baba Vanga, 1996 yılında 84 yaşında hayata veda etti.


II. Dünya Savaşı'nın başında, 1941 yılında, Vanga'nın paranormal yetenekleri iyice ortaya çıkar. Bundan sonra Vanga, insanlara her türlü sorunlarıyla ilgili bilgi vermeye başlamıştır. Kaybolan bir eşya veya evcil bir hayvanın yerini söylemekte, hastalıklarla ilgili şifalı otları tavsiye etmekte, insanlara savaşın o zor günlerinde ihtiyaç duydukları optimizmi ve inancı aşılamakta, en önemlisiyse evine gelen kimseyi geri çevirmemektedir..

Vanga'nın kahinliği, 1967'de devlet tarafından meşrulaştırılır ve kendisi belediye hizmetine alınır. Kalabalıkla başa çıkması ve de rahatsız edilmemesi için özel görevliler tayin edilir. Belediye tarafından her gün görüşmek isteyene sıra verilir.

Vanga, geleceği görüyor fakat kaderi değiştiremiyor, dokunduğu herhangi bir nesneyi bütün ayrıntılarıyla tarif edebiliyor, bastığı toprakta yıllar önce ne olaylar geçtiğini bilebiliyordu.

1941-1996 yılları arasında, ünlü kahini ziyarete gelenlerin sayısı ile ilgili olarak birbirinden oldukça farklı bilgiler bulunur. Bu konudaki tahmini rakamlar, kesin olmamakla beraber 300 bin ile 1 milyon arasındadır!


''Prag'ı hatırlayın! Prag'ı hatırlayın!.. Şehrin üzerinde büyük güçler dolanıyor ve savaş.., savaş diye çığlık atıyorlar... Prag, içinde balık tutacakları bir akvaryuma dönüşecek..''

(Bu, 1968 yılının başında, transa girerken yaptığı kehanettir. Ağustos 1968'de, Rus tankları Prag'a girmişti..)

' Kursk sulara gömülecek ve tüm dünya onun için ağlayacak..''

(1980 yılında, Vanga'nın devlet televizyonuna yaptığı bu kehanetin anlamını, Vanga'nın kehanetleriyle çok ilgilenen Ruslar çözemediler. Ta ki 20 yıl sonra, 2000 yılında, Kursk'ta bir Rus denizaltısının batması sonucu, 118 denizcinin okyanus tabanında araçları içinde mahsur kalmasına ve trajik bir şekilde havasızlıktan boğulmalarına kadar..)

''Korku.. Korku!.. İki Amerikan kardeş, çelik kuşlar tarafından düşürülecek! Kurtlar, çalılarda ulur ve suçsuzların kanları deve gibi akar..''

(Rus Komsomolskaya Pravda Gazetesi)

'Bir gün Amerika'da beyaz ev siyah olacak, okyanusun ötesindeki siyah insanlar da beyaz..'' Obama'nın başkanlığını da bilmiştir.

(Gazeteci Svetlu Dukadinov''ın beyanına göre Vanga'nın bu kehaneti 1992 yılında yapıldı.. -Bulgar Wikend gazetesi )

Vanga'nın gelecekle alakalı olan kehanetlerine geçmeden önce belirtmek istediğim bir şey var. Yukarıda okuduğunuz kehanetlerin tümü, bire bir olarak Vanga tarafından açıklanmış ve bazısı gazetedeki röportajlarında bazıları ise onu tanıtmak için çekilen belgesellerde geçmektedir. Fakat şu an birçok yerde Vanga'ya ait olmayan, uydurma kehanetler dolanıyor. Yukarıdaki kehanetlere dikkat ederseniz hiçbirinde spesifik bir tarih verilmemiştir. Şimdi de, Vanga'nın gelecekte olmasını beklediği kehanetlerine geçelim..


NELERİ BİLDİ
Baba Vanga'nın kayıtlara geçen, gerçekleşmiş kehanetlerinden bazıları şöyle:

"İki çelik kuş kulelere çarpacak, gökyüzü aydınlanacak" (11 Eylül saldırıları)
"Kursk su altında kalacak, bütün dünya arkasından ağlayacak" (2000 yılında 118 Rus askerine mezar olan denizaltının adı)
"Vladimir'in (Putin) zaferi dünyada her şeyi etkileyecek"
"İklimler değişecek" (küresel ısınma)
"Amerika'nın 44'üncü başkanı siyah olacak. Siyahi liderin gelmesinden kısa süre sonra ülke büyük bir ekonomik krize girecek, dünyaya barış değil, felaket getirecek"

GELECEKTE NELER OLACAK
Baba Vanga'nın ölümünden önce kayıtlara geçirilen kehanetlerine göre gelecekte insanoğlunu zor günler bekliyor. Kanserin dalga dalga yayılmasından komünizmin dönüşüne kadar birçok konuda öngörüde bulunan Baba Vanga, 2012'de kıyametin kopmasından korkanlara da iyi haberler veriyor. Çünkü Baba Vanga'ya göre, dünyanın sonu 3797 yılında gelecek.

Baba Vanga'nın gelecek ile ilgili kayıtlara geçmiş bazı kehanetleri ise şöyle:

"2011 – Radyoaktif dalgaların yoğunlaşması nedeniyle hayvan ve bitkiler yok olma noktasına gelecek. Müslüman ülkeler kimyasal silahlar kullanacak"
"2014 – İnsanlığın yarısı kanserle boğuşacak"
"2016 - Avrupa'nın nüfusu azalacak"
"2018 – Dünyanın yeni hakimi Çin olacak"
"2043 – Müslüman bir devlet Avrupa'ya hükmedecek"
"2046 – Hastalıklı her organın yerine yenisi yapılacak"
"2076 – Bütün dünyada sınıfsız bir komünizm sistemi yerleşecek"
"2088 – Bütün hastalıklar birkaç saniyede tedavi edilecek"
"2097 – Kimse yaşlanmayacak"
"2167 – Yeni bir din gelecek"
"2304 – Ay'ın tüm sırları çözülecek"
"3797 – Dünyanın sonu gelecek. İnsanoğlu başka bir gezegene göçecek ve yeni bir hayat
başlayacak"

Dünyanın En Zeki İnsanı Kimdir?



Nedense bugün bu konuyu merak ettim.Yeni şeyler öğrenirken bunları bloğumda paylaşıyorum ki az da olsa insanlara enteresan bilgiler sunalım:)

1 Nisan 1898'de doğan William James Sidis tarihteki en zeki adamı olarak biliniyormuş arkadaşlar.Babası Harward Üniversitesi'nde psikoloji ve psikiyatri eğitimcisiymiş.Annesi Sarah ise bir tıp doktoruymuş.Aslında zeki olması çok normal değil mi arkadaşlar:)Baksana aileye maşallah:)


Bu adam daha 6 aylıkken alfabeyi çözmeye başlamış:)Hadi canım dediğinizi duyar gibiyim.Pes doğrusu ne manyak bebekler varmış da bizim haberimiz yok arkadaş:) 18 aylıkken New York Times okuru olmuş.Süper çocuk sanırım,hatta süper bebek bu:) 3 Yaşında Latince öğrenmiş.İlkokul çağına geldiğnde ise ilkokul birinci sınıfı birgün,ikinci sınıfı bir kaç gün, üçüncü sınıfı üç ay, dördüncü sınıfı bir hafta, beşinci sınıfı onbeş hafta; altı ve yedinci sınıfları beş buçuk hafata süreyle bitiren William, 8 yaşına basmadan İngilizce, Latince, Yunanca, İbranice, Fransızca, Almanca ve Rusçayı konuşabiliyor,anatomi üzerine makaleler yazıyor ve günlük gazeteleri okuyordu. Haliyle bu süre zarfında medyanın çok büyük ilgisine maruz kalıyor ve defalarca New York Times’ın manşetlerinde kendine yer buluyor.

8 yaşında Harvard Üniversitesine başvuran ve bütün yazılı sınavları başarıyla geçen William, Harvard Üniversitesi karar kurulunca yeterince duygusal yoğunluğa ulaşmadığı gerekçesiyle Harvard’ın kapısından 8 yaşında geri dönüyor. 11 yaşında tekrar kapısına dayandığı okula bu sefer kabul edilen William, aynı sene dört boyutlu objeler hakkında Harvard’da ders vermeye başlıyor. Her ne kadar verdiği dersler fakülteden bağımsız özel olsa da konferanslarında hitap ettiği kitle arasında Harvard’da görev yapan öğretim görevlileri de yer almakta. Harvard’daki eğitimini 16 yaşında tamamlayan William, hukuk eğitimi almaya başlar.


Hayatı boyunca dört kitap kaleme alan, 40 dil konuşabilen ve bunların yanı sıra Vindergood adında bir de dil üreten William’ın hayatı hukuk eğitimi almaya başladıktan sora farklı bir yönde ilerlemeye başlar. Nitekim Marksist bir görüşe sahip olan William 1 Mayıs gösterilerinde hükümet tarafından tutuklanarak hapse atılmıştır. Ailesinin sahip olduğu çevre sayesinde hapis cezasını evde geçiren William, gerek sahip olduğu görüş ve katıldığı eylemler, gerek ateist olmasından ötürü çok ciddi ve ağır eleştirilere maruz kalmıştır. Genç yaşta parlak zekasıyla manşet olduğu gazetelere artık ağır eleştirilerle konu olmaya başlamıştır. Hayatının geri kalan kısmı bilimden uzak geçiren William, gündelik çalıştığı işlerle hayatını idame ettirmiş ve 17 Temmuz 1944’te hayatını kaybetmiştir. Serebral Hemoraji, yani beyin kanamasından öldüğü belirtiliyor.


Bu dahi zamanının ve özümseyemeyen toplumun kurbanı olmuştur. Gerçekten bu dahiyi değerlendirmemek affedilemez bir hata olmuştur. William James Sidis’in IQ’süne ilişkin hiç bir yazılı kaynak olmadığı fakat IQ’sünün zamanın şartlarında en yüksek seviyede tespit edildiği varsayılıyor. Ölmeden önce kardeşinin onu bir psikoloğa götürerek IQ testine soktuğu ve ölçülen IQ’sünün 250 ila 300 arasında olduğu karısı tarafından belirtilmiştir. Bu dahinin o zamanlar daha mevzu bahsi bile geçmeyen, The Animate and the Inanimate (1925) adlı makalesinde uzayda ışığı bile yutan (kara delik) termodinamik alanlardan bahsetmiştir.


Kaynak:Fizikist

Ayla Filmi Malesef Oscar'a Aday Olamadı



Senaryosu ile dikkatleri üzerine çeken,kısa sürede milyonlarca kişi tarafından izlenen Ayla Filmi Oscar'a aday olamadı.Aslında Oscar'a aday olma konusunda oldukça güçlü olan film bizi üzdü.Aday filmlerden birinin yönetmeni ise Fatih Akın.Alman filmi aday gösterilmiş.Fatih Akın'ı çoğu sinemasever hatırlayacaktır.

Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimler Akademisi, Oscar’a aday yabancı film kısa listesi açıklandı. Türkiye’nin Oscar Aday Adayı Ayla, yabancı film dalında Oscar adayı filmler arasında yer almadı. Bunun yanı sıra Almanya’nın yabancı film dalında Oscar adayı Fatih Akın’ın In The Fade filmi, aday filmler arasında yer aldı.

Ülkelere göre sıralanmış aday filmler:

Şili, "A Fantastic Woman" yönetmen Sebastián Lelio

Almanya, "In the Fade," yönetmen Fatih Akın

Macaristan, "On Body and Soul", yönetmen Ildikó Enyedi

İsrail, "Foxtrot," yönetmen Samuel Maoz

Lübnan, "The Insult", yönetmen Ziad Doueiri

Rusya, "Loveless," yönetmen Andrey Zvyagintsev

Senegal, "Félicité", yönetmen Alain Gomis

Güney Afrika, "The Wound", yönetmen John Trengove, yönetmen

İsveç, "The Square", yönetmen Ruben Östlund.

2017 yılı Yabancı Dil Filmi adaylıkları iki aşamada belirleniyor. İlk etapta Yabancı Film Dalında Oscar'a Aday 9 film belirleniyor. Sonraki fazda 23 Ocak 2018 Salı günü Oscar'a aday 5 film belli olacak

İşte Dünyanın En Sessiz Odası!!




İlginç bilgiler okudukça burada paylaşıyorum arkadaşlar.Yine ilginç olduğunu düşündüğüm bir bilgi:sessiz oda:) Bu oda dünyanın en sessiz odası imiş arkadaşlar.Bu oda Abd'nin Minessota Eyaletinde bulunuyormuş.İnsanın kalp atışından tutun da damarlarındaki akan kanın sesini bile duyabildiği odada kalabilme rekoru ise 45 dakikaymış,Bu odada kalmayı çok isterdim açıkcası. Düşünsenize vücudunuzdan gelen her sesi duyuyorsunuz:)


Laboratuvarın adı ise Orfield Laboratuvarı.Odanın ses geçirmez özelliği ise %99.9 imiş.Yani dışardan ses gelme olasılığı yok denecek kadar az.Orfield Laboratuvarı, Guinnes Rekorlar Kitabı'na da geçti. Kalın cam elyaf, iki kat yalıtılmış çelik duvarlar ve 30 santim kalınlığında betonla çevrilen odaya adım atanlar ilk önce şok oluyor, daha sonra halisülasyonlar görmeye başlıyor. İ

nsan kulağının işitebileceği en düşük ses 0 desibelken bu oda -9 desibelde bir sessizliğe sahip. -9 desibel ise çıldırtan sessizlik anlamına geliyor.

İnsanların en sessiz olarak nitelendirebileceği bir ortamda bile 60 desibel ses varken bu odada -9 desibel sesin olması oldukça ilginç. Bu odanın bu kadar sessiz olmasının sırrı, ses dalgalarının yansımıyor olması. Ses kaynaklarından çıkan tüm ses dalgaları yankı yapmadan odada bulunan özel yalıtım malzemeleri sayesinde emilerek söndürülüyor.

Labaratuvarın en büyük mercideki yetkilisi Steven Orfield oda ile ilgili şunları söylüyor: "Bu odada en çok vakit geçiren kişi sadece 45 dakika oturabildi. Sessiz bir ortamda insanın kulakları ortama uyum sağlar. Oda sessizleştikçe siz de daha fala şey duymaya başlarsınız: kalp atışınızı, akciğerlerinizi, midenizden gelen sesleri.”

"Yürürken yaydığınız sesler sayesinde bulunduğunuz ortama uyum sağlarsınız. Bu odada takip edeceğiniz bir işaret yok. Denge kurmanızı sağlayan algılamanız zorlaştığı için de yarım saatten fazla kalmayı düşünüyorsanız odada mutlaka sandalyeye oturmak zorundasınız.”

Düşüncenin bile son derece ürkütücü olduğu bu odada 45 dakikadan fazla kalmayı başaran tek kişi ise Derek Muller. Muller, odada kaldığı sürenin çoğunu oturarak geçirmiş.

Orfield dünyanın dört bir yanından bazı kuruluşların odada testler yapmaya geldiğini ve NASA’nın astronotlarına uyguladığı halüsinasyon testlerinin burada gerçekleştirdiğini de ekledi.

İlk kurulduğu vakit, işitme cihazlarının testlerini yapma amacına hizmet ederken günümüzde oldukça ünlü ve ilginç bir oda olarak biliniyor.


Dünya Ne Zaman Yok Olacak?Stephen Hawking Tarihi Vermiş:)



Ünlü fizikçi Stephen Hawking inanılmaz bir konu ortaya attı.Dünyanın yok olcağı tarihi bile vermiş Hawking.İnsanoğlunun kurtulması için başka bir gezegen bulması ve oraya taşınması gerekiyormuş.Tarih ise 2600 senesi olacakmış.Biz o zamana kadar ohohoooo:)Ben dünyanın bu tarihe kadar dayanacağından çok şüpheliyim:)Zor be usta:)


Çin’in başkenti Pekin’deki Tencent WE Zirvesi’ne video konferans yoluyla bağlanan Hawking, insanların faciadan kurtulmak için hayata uygun başka bir gezegen bulması gerektiğini söyledi. Hawking, dünyalıların varlığını milyon yıl daha uzatmak istiyorlarsa daha önce kimsenin gitmediği yerlere korkusuzca gitmesi gerektiğini dile de getirdi.


Sputnik'te yer alan habere göre insanoğlunun 2600 yılına kadar yok olabileceği uyarısında bulunan dünyaca ünlü İngiliz fizikçi Stephen Hawking, artan nüfus ve enerji talebinin gezegeni felakete sürükleyeceğini belirterek Dünya’nın alev topu haline gelebileceğini kaydetti.


Yatırımcıları, komşu Alpha Centauri Sistemi’ne seyahati öngören Breakthrough Starshot adlı projesine destek vermelerini isteyen Hawking, bu sistemde hayat için uygun gezegenin olabileceğini tahmin ediyor.


Dünyaca ünlü fizikçi, Breakthrough Starshot projesinin uzay aracının ışık hızıyla sadece 20 yılda yıldızlara ulaşabileceğini açıkladı.


Konferansta konuşma yapan Breakthrough Starshot projesinin mevcut yöneticisi Pete Worden, 21. yüzyılın ikinci yarısında, Alpha Centauri yörüngesindeki hayata uygun gezegenin ilk görüntülerinin alınabileceğini ifade etti.